Takım Çalışmasında Eleştirel Düşünme
- Gülay Öztürk

- 14 Tem 2023
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 gün önce

“Bence değil, neden?” diyebilen ekipler kazanır
Bir toplantı hayal edin. Herkes çok heyecanlı.Ürün yöneticisi: “Rakip yeni bir ürün çıkartmış, biz neden yapmıyoruz?” Pazarlamacı: “Kampanyaya ekleriz, harika olur.”Tasarımcı: “Kullanıcı bayılır!” Yazılımcı: Gözlerini devirir, ‘’daha elimizdeki projeler bitmedi, teknik olarak mümkün değil’’
Tam o sırada, birisi ortaya şu soruyu sorar?
“Peki… gerçekten bizim şu anki önceliğimiz ne?
Ve odadaki hava bir anda değişir.
İşte bu soru, bir süper güç: Eleştirel düşünme.
Herkesin Haklı Olduğu Bir Dünya Mümkün mü?
Bir ürünü tartışırken, herkes kendi penceresinden konuşur.Tasarımcı kullanıcıyı düşünür, yazılımcı sistemi, satış müşteri dönüşlerini…Ve genelde hepsi haklıdır. Ama haklılık yetmez.Soru şudur: “Hangi bakış açısı, şu anda en kritik?”
Eleştirel düşünme bu noktada devreye girer.Olay “kimin fikri kazandı?” değildir.
“Tüm fikirleri masaya koyarak, sağlam olanı birlikte seçme.”noktasına gelmektir sağlıklı olan.
Fikir Bolluğu Var, Ama ya rasyonellik?
Yöneticiler olarak her gün fikir dinliyorsunuz. Kimi harika sunulmuş, kimi fazla iddialı, kimi moda akımlarla süslenmiş. Ama soru şu:
“Bu fikir neye dayanıyor?”“Kimin için çözüm getiriyor?”“patlar mı?”
Eğer bu soruları sormayan bir kültür varsa en basit anlamda zaman maliyeti yükselir. Yeterince sorgulanmadan işleme konulan fikirlerin maliyetini düşünmek bile istemiyorum.
Eleştirel düşünme, fikirlerin parlaklığına değil, dayanaklarına odaklanır.Bu filtreyi kurmadıysanız, kararlar stratejik değil, anlık duygularla şekillenir.
Problem mi, semptom mu?
“Sepette unutulan ürün adedi artmış.”“İndirim verelim.”“Checkout sayfasını değiştirelim.”“Reklamla trafik çekelim.”
Bunların hepsi çözüm gibi görünür. Ama eleştirel düşünme şu soruyu sorar:
“Dur bir dakika, kullanıcı nerede takılıyor?”“Asıl problem ne? Görünen mi, yoksa görünmeyen mi?”
İşin özü: Yanlış problemi çözen bir ekip, ne kadar çalışsa da doğru yere varamaz.Çünkü yanlış soruya verilen doğru cevap da, yanlıştır.
“Şimdilik çalışıyor” → Gittiği yere kadar!!
Size tanıdık gelecek bir cümle:
“Bu yapı şimdilik iş görür
Teknik ekip uyarır, ürün yönetimi acele eder, yönetim hız ister.Sonuç? Aylar sonra sisteme kimse dokunmak istemez, çünkü küçük bir değişiklik her şeyi bozabilir.
Eleştirel düşünme kültürü olan bir ekip, “çalışıyor mu?” diye sormaz.“Ne kadar sürdürülebilir?” diye bakar. Yani bugünü değil, yarını düşünür.
Eleştirmek değil, geliştirmek
Eleştirel düşünme her şeye “olmaz” demek değildir.Tam tersine: “Nasıl daha iyi olabilir?” demektir. İnovasyon da tam buradan doğar.
Bir ürün önerildiğinde şu sorular yükselir:
“Peki ya başka türlü yapsak?”
“Kime göre iyi, neye göre başarılı?”
“Gizli varsayımlarımız ne?”
Bu sorular sinir bozmaz, vizyon açar. Çünkü amaç tartışmak değil, derinleştirmektir.
Sesi değil sözü güçlü olan kazansın
Yüksek performanslı ekipler, “kimin söylediğiyle değil, “ne söylendiğine göre işi yürütür.
Kıdem değil, gerekçe.
Ünvan değil, analiz.
Tecrübe değil, temellendirme.
Eleştirel düşünme sayesinde fikirler, kişilere değil içeriğe bağlı olarak değerlendirilir. Ve bu sadece doğru kararları değil, sağlıklı bir takım kültürünü doğurur.
Eleştrirel Düşüncenin Kurumsal Refleks Haline Gelmesi en ideal durumdur.
Toplantılarda fikirler gerçekten sorgulanabiliyorsa.
Neden böyle yapıyoruz?” sorusu rahatsız etmiyorsa,
Fikirlere değil, gerekçelere bakılıyorsa,
Kısa vadeli kazanç için uzun vadeli maliyet göz ardı edilmiyorsa,
Tebrikler. organizasyonel kaslarınız güçlü demektir.
Yoksa?
O zaman eleştirel düşünme bir “eğitim başlığı” değil, bir kültür dönüşümü projesi olarak düşünülmeli
Yöneticiciler İçin Hızlı Kontrol Soruları
Masada çok fazla “bence” var mı?
“Neden?” diye sorulabiliyor mu?
Son 3 büyük kararın gerekçeleri veriyle mi, varsayımla mı desteklendi?
Şirketin riskleri nerede: dış faktörlerde mi, düşünme biçiminde mi?
Ekibinizde biri “bu sürdürülebilir değil” dediğinde onu dinliyor musunuz?

Yorumlar